Graham Green
Edebi tartışmalarına katolikliği konu almakla ve psikolojik açıdan iddialı casusluk romanlarıyla ünlenen Graham Greene, 2 Ekim 1904'de Hertfordshire yakınlarındaki Berkhamsted'ta dünyaya geldi. Robert Louis Stevenson'un yeğeni olan Greene müdürlüğünü babasının yaptığı okula devam etti. Babasının müdür olması okula gelen diğer öğrencilerle arasında sorunlar yarattı ve Greene çocukluk dönemini yalnızlık içinde getirdi. Oxford'da tarih okuyan münzevi genç, yalnızlığından kurtulmak için edebiyata yöneldi. 1925 yılında ilk şiirlerini yayınladı. Bir yıl sonra sempati duyduğu Komünist Parti'yle ilişkiye girdi ancak bu ilişkisi çok kısa sürdü. İçsel arayışlarını Katolik dinine sıkı sıkıya bağlı kalmakla çözümleyebileceğine inanan Greene, eserlerini bu doğrultuda verdi. 1926'da Londra'da yayınlanan Times Gazetesi'nde çalışmaya başlayan yazar bir yıl sonra da Vivien Dayrell-Browning ile evlenerek iki çocuk babası oldu.

"İçimdeki Adam" adlı eseriyle dikkatleri çektikten sonra 1932'de yayınladığı "Doğu Ekspresi"yle belli bir başarıyı yakalamış oldu. Bu romanları izleyen yıllarda çok sayıda deneme ve şiir yazdı. Spectator adlı sinema dergisinin kurucuları arasında yer aldı ve film eleştirmeni olarak isim yaptı. 1940 yılında yazdığı ve konu olarak Brighton Kayası'na bağlı olan "Güç ve Şan" adlı romanı Graham Greene'in başyapıtı sayılmaktadır. Evlenme yasağına karşı gelen alkol bağımlısı bir papaz diktatör rejim tarafından bir tutuklama emriyle aranmaktadır. Bütün acıları yüklenebilmek için tuzağa düşürülmesine bilinçli olarak izin verir.

1940'lı yıllarda Dışişleri Bakanlığı'nın gizli ajanı olarak Afrika'da görevlendirilen Greene, 2. Dünya Savaşı sona erdikten üç yıl sonra, yeniden din motifli bir roman olan "Yıkılış"ı yazdı. Ardından "Korku Bakanlığı" geldi. Bu romanda Katolik inancını toplumun dışına itilmiş birine karşı acıma hisleriyle birleştiren yazar, binbaşı rütbesindeki polisin başka bir kadına âşık olmasına rağmen karısını terk etmeyişini anlatır. Duyguları arasında gidip gelirken, karmakarışık bir yaşama sürüklenir ve tek çıkar yolu intihardır.

1946'dan sonra değişik uluslararası yayınevlerini yöneten Greene, merkezinde inancı alan ürünler vermesine rağmen 'Katolik yazar' olarak anılmasına karşı koydu. Bunun üzerine eğlenceli yazılar yazmadaki yeteneğini sergilemekte gecikmedi. Ünlü yönetmen Carol Reed'in yönettiği "Üçüncü Adam" adlı filmin önce senaryosunu yazdı, sonra bu senaryoyu roman haline getirdi. Romanda bir yazar işgal altındaki Viyana'da öldüğü iddia edilen ama aslında sağ olup penisilin kaçakçılığı yapan arkadaşını anlatıyordu.

1950'li yıllarını gazetecilik yaparak geçiren yazar, Sunday Times Gazetesi'nde yayınlanmak üzere Kenya'daki Mau-Mau hareketini anlatan bir makale kaleme aldı. "Sessiz Bir Afrikalı" adını taşıyan kitabında Amerika'nın dünya gücü olma hevesini ve materyalizmi eleştirdi. Üç yıl sonra da "Havana'daki Adamımız" adlı casusluk romanını yazdı. Kendisinin de bir dönem casus olarak görev almasından kaynaklanan altyapı sayesinde üst üste casusluk romanları yayınladı. Bu romanlardan "Tükenmiş Bir Konu", bugünkü adı Zaire olan Belçika Kongsu'ndaki siyasal gelişmelerin fon olarak kullanılmasıyla ünlenirken "Komedyenler"de Haiti diktatörlüğü teşhir edilir. Greene'in yaşlılık dönemi eserlerinde komedi öğesinin ağırlık kazandığı görünmektedir. "Teyzemle Yaptığım Yolculuklar" bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Romanlarının yanı sıra seyahatnamelere, çocuk kitaplarına ve drama da yönelen yazar "Fahri Konsolos" adlı çalışmasında Paraguay'ın politik-dini durumunu, bu ülkede görev yapan konsolos, konsolosun karısı ve bir doktor arasındaki üçgenden yararlanarak dile getirir.

Yazarın son romanı "İnsan Faktörü", İngiliz Gizli Servisi için çalışırken aynı zamanda KGB'ye hizmet veren ve arkadaşının ölümünden sorumlu tutulan bir ajanın Moskova'ya kaçarak burada yaşamasını konu alır. Hayat arkadaşı Yvonne Cloutea ile Paris'te ve Antibes'te yaşayan Graham Greene, 70'li yılların sonundan itibaren politik çalışmalara ağırlık verdi. Nikaragua'da Sandinistlerin tarafını tuttu; Gorbaçov'un Sovyetler Birliği'nde yaptığı reformları destekledi. İyilikle kötülük arasında gidip gelen, iç dünyaları yıkılmış, toplum tarafından dışlanmış, yapayalnız insanları konu alan eserleriyle dünya edebiyatçıları arasına katılan Graham Greene, 3 Nisan 1991'de İsviçre'deki Vevey'de hayata gözlerini yumdu.

Eserleri
Romanları: İçimdeki Adam (The Man Within, 1929), Doğu Ekspresi (Orient Express, 1932), Brighton Kayası (1938), Güç ve Şan (The Power and the Glory, 1940), Yıkılış (The Heart of the Matter), Korku Bakanlığı (The Ministry of Fear, 1943), Üçüncü Adam (The Third Man, 1950), Sessiz Bir Afrikalı (The Quiet American, 1955), Havana'daki Adamımız (Our Man in Havana, 1958), Tükenmiş Bir Konu (A Burnt Out Case, 1961), Komedyenler (The Comedians, 1966), Teyzemle Yaptığım Yolculuklar (Travels with my Aunt, 1969), Bir Tür Yaşam (A Sort of Life, 1971), Fahri Konsolos (The Honorary Consul, 1973), İnsan Faktörü (The Human Factor, 1978), Kaçış Yolları (Ways of Escape, 1980)